Manevi Tedavi Yollarından Biri; RUKYE

Zeynep (Abdullah bin Mesud’un eşi) dedi ki:

Abdullah dedi ki: Rasûlullah ’i şöyle buyururken işittim: “Rukyelertemimeler ve tivele şirktir.” Dedim ki: Niçin böyle söylüyorsun? Allah’a yemin ederim ki gözüm akıntı yapıyordu; falan Yahudi’ye gider, bana rukye yapardı; rukye yaptığı zaman sakinleşirdi. Abdullah dedi ki: Bu ancak şeytanın işidir. Eliyle ona dürter, rukye yapıldığı zaman bırakırdı. Sana Rasûlullah ﷺ’in söylediğini söylemen yeterdi: “Ey insanların Rabbi! Hastalığı gider. Şifa ver. Şifa veren sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver.”   

Ebû Dâvûd, “Tıp”, 17 (No. 3883). 

Bir önceki “İnsan ve Cin Topluluğu Arasındaki İletişim Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” isimli yazının devamı mahiyetindeki bu yazıda, ilgili yazıda da bahsettiğimiz yukarıdaki hadiste geçen “rukye” kavramı üzerinde duracağız.

Öncelikle şunu söylemek isterim ki; rukye manevi boyutta tedavi yollarından biridir. Gerektiğinde maddi boyutta tedaviye başvurulmasına dair Efendimiz (sas)’in hadis-i şerifleri mevcuttur. Her iki yöntemle de şifayı verecek olan elbette sadece Şafi olan Allah (cc)dır. Sunulan manevi reçeteleri göz ardı etmemek gerekir.

Rukye; halkımızın tabiriyle hastayı okumaktır. Bu hadiste yasaklanan rukye cahiliye döneminde yapılan rukyelerdir.Çünkü Câhiliye döneminde rukye yapanların sözleri arasında İslâm’ın getirdiği tevhid inancına ters düşen ifadeler, şirk unsurları bulunuyordu. Hadisin sonunda görüldüğü gibi Hz. Peygamber’in yaptığı ve yaptırdığı rukyeler vardır ki bunlar, bazı âyetlerin ve tevhidi ifade eden bazı kelimelerin yani ezkârın okunmasından ibarettir. [1] Bu ezkar(zikirler), Hadis Külliyatlarının “Hasta ziyareti”, “Hastaya Dua Etmek” gibi bölümleri içerisinde bulunabilir.

Hadislerde geçen, Arapça metinlerini bulabileceğiniz kaynağı dipnotta belirttiğim bazı rukyeler şu şekildedir;

1)Cebrail(as)’in, Efendimiz(sas)’e okuduğu rukye[2]

Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Cebrâil aleyhisselâm, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek:

– Ey Muhammed, hasta mısın? diye sordu. Hz. Peygamber de:

– Evet, dedi. Cebrâil aleyhisselâm:

Bismillahi ergîke min külli şey’in yu’zîke, min şerri külli nefsin ev aynin hâsidin. Allahu yeşfîke, bismillahi ergîke.

 “Allah’ın ismiyle seni rahatsız eden her şeyden sana okurum. Her nefsin veya hasetçi her gözün şerrinden Allah sana şifâ versin. Allah’ın adıyla sana okurum” diye dua etti. 

(Müslim, Selâm 40)

2)İhlas, Felak, Nas Sureleri ile rukye

Hz.Aişe (ranh) şöyle dedi:

Peygamber(sas) vefat ettiği hastalığı sırasında Muavvizat surelerini (İhlas, Felak, Nas) okuyup kendi üzerine nefes ederdi. Hastalığı ağırlaşınca ben bu sureleri okuyup O’na üflüyor ve O’nun ellerinin bereketi sebebiyle, yine O’nun eliyle kendisine meshediyordum..[3] (Buhari, Kitabu’t Tıb 32)

Efendimiz (as)’in aynı uygulamayı yatmadan önce yaptığına dair de hadis bulunmaktadır.

3) Fatiha Suresi ile rukye

Sahabe Efendilerimizden bir grup, yolculukları sırasında Arap kabilelerinden bir topluluğa uğrarlar.  Bu kabilenin reisini zehirli bir hayvan sokar ve kabile halkı sahabeden yardım ister. Sahabeden biri kabile reisine Fatiha Suresi’ni okuyarak rukye yapar ve kabile reisi Allah’ın izniyle iyileşir ve kendilerine koyun hediye edilir.

Daha sonra bu durumu ve hediye edilen koyunları Peygamber Efendimiz’e (sas) anlattıklarında Efendimiz (sas) şöyle buyurmuştur:

“Fatiha’nın rukye olduğunu sana kim söyledi? Onu aranızda paylaşın ve bana da bir hisse ayırın!” (Buhârî, Tıb 33)

4) Ağrıyan yere eli koyup okunan dua ile rukye

Ebû Abdullah Osman İbni Ebül-Âs (ra)den rivayet edildiğine göre, (Müslüman olduğundan beri) vücüdunda hissettiği bir ağrıdan dolayı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e şikâyette bulundu. Rasûlullah (sas)de ona şunu tavsiye etti:

Vücudunun ağrıyan yerine elini koy ve üç kere “bismillah” de, yedi kere de

“Euzü bi izzetillahi ve gudretihi min şerri ma ecidü ve ühazir.” (Bendeki bu hastalığın şerrinden ve ileride yenileyip elem ve hüzün vermesinden Allah’ın izzet ve kudretine sığınırım) de!”  

(Müslim, Selâm 67. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tıb 19; Tirmizî, Tıb 29, Daavât 125; İbni Mâce, Tıb 36)

5) Hastaya okunabilecek bir başka dua

Hz. Aişe validemizin bildirdiğine göre Peygamberimiz (sas); aile fertlerinden biri hastalandığı zaman sağ eliyle hastayı sıvazlayıp;

Ezhibi’l-be’se Rabbe’n-nâsi, işfihi ente’ş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâüke, şifâen lâ yuğâdiru segamâ.

Ey insanların rabbi! Rahatsızlığı gider ve şifa ver. Şifayı veren ancak Sensin. Senin vereceğin şifadan başka şifa yoktur. Öyle şifa ver ki hiç hastalık izi kalmasın… diye dua ederdi(Müslim, Selâm, 47)

6)Hz.Peygamber(sas)’in torunlarına yaptığı rukye

İbni Abbas (ra) şöyle demiştir;

Hz. Peygamber (sas) Hasan ile Hüseyin’e şu duayı okur ve:

“(Büyük) babanız İbrahim de bu duayı oğulları İsmail ile İshak’a okuyup bununla onları Allah’a sığındırırdı.” buyurdu:

“Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin”
“Her türlü şeytandan, (yılan ve akrep gibi) zehirli haşerâttan ve dokunan her kötü gözden Allâh Teâlâ’nın mükemmel kelimelerine (Kur’ân âyetlerine, Allâh Teâlâ’nın isim ve sıfatlarına) sığınırım.”

(Buhari, Enbiya, 10; Ebu Davud, Sünne, 20; Tirmizi, Tıb, 8; İbn Mace, Tıb, 36; Ahmed b. Hanbel, 1/236, 270)

Bunların haricinde olabilecek rukye çeşitlerini hadis külliyatlarının ilgili bölümlerinde bulabilirsiniz.

Ayet ve hadislerde sunulan bu ve benzeri (istiğfar, sadaka..) manevi reçeteler varken bunlar haricinde farklı manevi(!) yollara girerek acaba biz mi hayatı kendimize zorlaştırıyoruz? Ne dersiniz?

Yaşanan sıkıntıların çözümünü çok zorlu yollarla bulabileceğimize öyle inanmışız ki çözümün ayet ve hadislerde geçen, Allah(cc) ile bağı koparmadan yapılacak samimi dua, istiğfar ve sadaka gibi yollarla olabileceği aklımıza bile gelmiyor sanki.. 

Temime ve tivele ile ilgili üçüncü yazıda görüşmek duasıyla..


[1] KANDEMİR,M.Yaşar, İsmail Lütfi Çakan,Raşit Küçük. İmam Nevevi-Riyazü’s Salihin Tercüme ve Şerh c.4 s.518  

[2] Arapça metin için Kandemir, M.Yaşar, a.g.e s. 517

[3] Mehmet Sofuoğlu; Sahih-i Buhari ve Tercemesi c.12 s.5761

8 Yorum

  1. Rükiye demiş ki:

    Allah razı olsun hocam çok güzel derlemişsiniz. Rabbim cümlemize ku’ran bereketiyle şifa almayı nasip eylesin.

    Haziran 27, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Amin..Senden de Allah razı olsun Rukiye

      Haziran 29, 2026
      Yanıtla
  2. Ayse Efe demiş ki:

    Çok teşekkür ederiz hocam. Allah razı olsun

    Haziran 27, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Senden de Allah razı olsun Ayşe.

      Haziran 29, 2026
      Yanıtla
  3. seher göktaş demiş ki:

    iyiki varsınız,iyiki sizi tanımışım ALLAH razı olsun

    Haziran 27, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Bilmukabele Seher hanım.Sizden de Allah razı olsun.

      Haziran 29, 2026
      Yanıtla
  4. nurhan demiş ki:

    Allah razı olsun hocam Allah bızı ve aile efradımızı Allahtan korkan, kuldan utanan insanlarla donatarak sevdıklerıni kalplerimize sevdirsin ahir zamanda bizim ve sevdıklerınızın haramlarla kalplerimiz arasına iki denizi görünmeyen bir sınırla ayordıgı gibi ayırsın ve yolunda daim etsin. Saygı, selam ve dua ile

    Temmuz 4, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Aaaamin kıymetli hocam.Bu devirde en çok yapılması gereken dualardan biri olmuş.
      Sizden de Allah razı olsun.

      Temmuz 6, 2026
      Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir