Ebeveyn Kaynaklı Travmalarımıza Müslümanca Bir Bakış

Lokman Suresi 14,15:

14. Biz insana, ana babasını tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflık çekerek (karnında) taşımıştır. (Ona gebe kaldığından itibaren ta doğuruncaya kadar günden güne güçsüzleşmiş, ağırlaşmıştır). Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olmuştur. (Bunların hepsi, güç şeylerdir. Onun için biz insana): “Bana ve anana-babana şükret, dönüş banadır.”

15. Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara ita’at etme. Onlarla dünya(işlerin)de iyi geçin ve bana yönelen kimsenin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır; (o zaman ben) size yaptıklarınızı haber vereceğim (diye öğüt verdik) (Benzer bir ayet; Ahkaf 15,16)

İsra 23-25:

Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza ihsanı (iyi davranmanızı) emretti. Onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı güzel sözler söyle. İkisine de merhametten tevazu kanadını indir. Ve şöyle de: “Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”

Rabbiniz nefislerinizdekini daha iyi bilir. Eğer salih kimseler olursanız, bilin ki Allah(cc) kendisine yönelip çokça tevbe edenleri bağışlayıcıdır. 

“Anne-babaya iyilik İslâm’ın önde gelen ahlâkî esaslarından biridir. Anne-baba müslüman olsa da olmasa da onlara iyi davranılmalıdır. Şâyet müslüman değilseler yine de İslâm’ın bir emri olarak onlara iyilikle sahip çıkmak lazımdır. Dünyaya ait işlerde yardımlarda bulunmak, bu kabildendir. Ancak ana baba müslüman olmamakla birlikte, bir de çocuklarını körü körüne Allah’a şirk koşmaya zorlarlarsa, onlara bu hususta kesinlikle itaat edilmemelidir. Çünkü Allah’a isyan sayılacak emirlere itaat etmemek de dinin temel esaslarından biridir.”[1]

Bu yazıda asıl ele almak istediğim konu, günümüzde çeşitli akımların da etkisiyle çok fazla gündem olan “anne baba kaynaklı çocukluk travmaları” ve bunları farkeden bireyler tarafından ebeveyne kötü davranılıyor olması. 

Ergenlikle birlikte insan artık Rabbiyle birebir muhataptır. Yaşadıklarımızda garip bir şeyler olduğunu fark ettiğimizde her ne kadar zorlanıyor olsak da başka suçlu aramadan maddi ve manevi çözüm için uğraşmak gerekir. Bu çözüm arayışlarıyla birlikte, insanın kapasitesi, Allah (cc)’ın verdiği, hayra dair kullanabileceği özellikleri, belki de törpülenmesi gereken halleri… ortaya çıkar. Bu, konunun bir boyutu..

Anne baba açısından ele alınıp, onlara iyi davranmak gerektiği hususunda evlatları uyarmak için sık kullanılan İsra 23-25.ayetleri evlatlar açısından ele alarak konuya başka bir boyutuyla bakalım inşaAllah. Bu ayetlerde özellikle evlatların, anne babaları için yapması istenen duadaki bir hususa dikkatinizi çekmek isterim;

“Terbiye etme” diye tercüme edilen “rabbe” fiili; “Bir şeyi olgunluk derecesine ulaşıncaya kadar aşama aşama inşa etmek.” anlamındadır.[2] Demek ki anne babanın evlada karşı başlıca vazifelerinden biri, onu bu şekilde inşa için çaba sarfetmeleridir ki ayetteki genel mana bunun normalde her anne baba fıtratında olan bir özellik olduğunu gösterir.[3]Müslüman bir aile için bu inşa elbette Kur’an ve sünnet ışığında olacaktır.

Eğer ebeveynde, açığa çıkması gereken bu ve benzeri vasıflar yoksa, evlada zulüm söz konusu ise burada garip giden bir şeyler var demektir. Bu hallerini anne baba bizzat kendileri fark edebiliyorlarsa ne güzel! Ona göre kendilerine çekidüzen vermek için uğraşırlar. “Allah (cc)’ın, anne baba fıtratına koyduğu bu haslet bende neden açığa çıkmamış, bu konuda (maddi ve manevi) ne yapabilirim?”

Anne baba da olsa, evlatlara karşı Allah(cc)’ın yüklediği sorumluluklar yerine getirilmiyorsa bilmelidir ki tevbe istiğfar edilmediği, telafisi için çaba sarf edilmediği müddetçe zaten mahkeme-i kübra’da bunun da hesabı verilecektir. 

 Ebeveynde açığa çıkması gereken vasıfların, onlarda olmadığını kendileri değil de evlatlar fark ediyorlarsa işte burada daha büyük sıkıntılar oluşabiliyor. Bir şeylerin yanlış gittiğini farkeden evlatlarda, yaşadıkları değersizlik hissi, sevgi açlığı.. gibi sorunların özellikle çocukluk travmaları kaynaklı olduğu söylenince, ebeveyne karşı dinen uygun olmayan, öfke, kınama, kendini onlardan üstün görme halleri görülebiliyor. Belkide hayatta başkalarına karşı yapmamak için çaba sarfettiğimiz bu hataları anne babaya karşı yapar hale gelebiliyoruz.

Burada müslüman evlatlar olarak bir an durup düşünmemiz gerekir “Normalde ayet ve hadislerde geçen ebeveyn özellikleri (terbiye etme, merhamet,..) neden benim ebeveynimde açığa çıkmamış? Buna engel olan bir şeyler mi var? Maddi manevi ben ne yapabilirim? Daha önceki yazımızda da bahsettiğimiz gibi dinimizde ebeveyn-çocuk karşılıklı birbirlerinin manevi hayatlarını da düşünür pozisyondadırlar. 

Şeytanın en çok sevdiği şeylerden birinin aile hayatını dinamitlemek olduğunu hatırladığımızda (ilgili yazı; Müslüman Ailelerinde Neler Oluyor?) yaşanan bu tarz sorunlar karşısında “manevi bir çözüm” olarak iki şey söylenebilir;

1)Evladını dokuz ay karnında taşıması ve onu doğduğunda emzirmesi gibi güçlüklerle imtahan edilen annesi başta olmak üzere, ebeveyni ile -duygusal bağ kuramıyorsa da- bu dünya hayatında itidal üzere iletişimi bozmamak. Böylece şeytanın eline koz vermemek

Zira ebeveyne kötü davranmak, yukarıdaki ayetlerde de geçtiği üzere Kur’an’daki “anne babaya ihsan etme, iyi davranma” emrine aykırı davranmaktır. Daha önce bazı yazılarda bahsettiğimiz gibi Kur’an’daki hükümlere riayetsizlik kişinin başına bir şeytan sarılmasına sebep olur. (Zuhruf 36-38) Bahsettiğimiz durum da, hiç çevrim dışı olmayan şeytanın[4] istediği bir durumdur. 

Kötü davranmak hiçbir sorunu çözmez sadece şeytanın işini kolaylaştırır. 

2)Anne -babanın ahiret hayatını düşünen evlatlar olarak, hatalarını görüp istiğfar edebilmeleri için dua edip hem onların hem de ehli iman soylarımızın mağfiretleri niyetiyle sadaka vermek, hayır hasenat yapmak. 

Allahım! Fıtratlarına koyduğun, evlada karşı merhamet, rızana uygun terbiye edebilme kabiliyeti gibi özelliklerin anne (ve) babamda açığa çıkmasını engelleyen her ne şeytan vesvesesi varsa, bu vesveseleri onlardan  defeyle..

 Kendilerinin veya ehli iman soylarının, onların üzerinde şeytan ortaklığına[5] sebebiyet veren her ne günahları varsa mağfiret eyle. Fıtratlarına koyduğun bu özellikleri sağlık, afiyetle, kolaylıkla açığa çıkarabilmelerini nasib eyle. Tevbe istiğfarı hepimize kolay eyle.” gibi dualar edilerek bu hallerine sebebiyet verebilecek onların ve ehli iman soylarının günahlarının affı niyetiyle Allah rızası için hayır hasenat yapmaya devam edilebilir. (sadaka verme, su dağıtma, ağaç dikme..gibi) İman ehli soylarını da işin içine özellikle katmalıdır. Zira biz nasıl onların zürriyetiysek onlar da kendi soylarının zürriyetidir.

 Son olarak şirk koşar haldeki babasını uyaran İbrahim(as)’ın tavrını hatırlayacak olursak; 

 İbrahim (as) uyarısını güzel bir üslupla yapmış, babası ise ilahlarını kötülemekten vazgeçmemesi halinde onu taşlayacağını söyleyip hatasından dönmemişti. İbrahim(as) ise üslubunu bozmamış, onlardan uzaklaşıp kendisi için dua edeceğini söylemişti. Şeytana dair de uyarıları olmuştu. (Meryem 41-47) [6]

Zihni, kalbi, Kur’an ve sünnetle resetleyip, nefis ve şeytanın oyunlarını unutmadan çözüm arayan ebeveyn ve evlat olmak nasib olsun cümlemize..  Amin.


[1] Prof.Dr.Ömer Çelik; ilgili ayetin tefsirinden derleme

[2]El-Müfredat; Ragıb el-İsfehan r-b-b maddesi

[3] Konu ile ilgili şu yazının okunmasını tavsiye ederim; https://kemalsayar.com/haftanin-yazisi/babalik-seruveni

[4] İlgili Yazı İçin; “Şeytan Hiç Çevrim Dışı Olmuyormuş”

[5] İlgili yazı için; “Şeytanla Ortaklık Kurmamanın (!) Diğer Adı; Dayyib Rızık, Dayyib Zürriyyet…”

[6] Konu ile ilgili diğer bir ayet; Tevbe 113,114

6 Yorum

  1. Hafize İpekli Göktaş demiş ki:

    Yazıyı bir solukta okudum
    Herzaman Güncelliğinin korunması gereken Konular Ayet-i Kerimelerle ve Hadis-i Şerifler Işığında Bilgilendirilmesini Önemli Buluyorum
    Allah C.C. Tesirini Tüm İnsamlığa Nasiplendirsin
    Başarılarının Devamını Diliyorum

    Ocak 17, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Allah razı olsun Hafize hocam. Bu yolda hep birlikte, dualarınızla inşaAllah.

      Ocak 20, 2026
      Yanıtla
  2. Derya uzuner demiş ki:

    Çok guzel yerlere parmak basmışsın kalemine yüreğine sağlık güzel insan

    Ocak 18, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Allah razı olsun kıymetli hafızım Deryacığım.Cümlemizin inşaAllah

      Ocak 20, 2026
      Yanıtla
  3. Ayse Efe demiş ki:

    Allah razı olsun hocam. Günümüzün çok önemli bir meselesi hakkında yol gösterici kıymetli bir yazı kaleme almışsınız. Rabbim faydalanmayı nasip etsin.

    Mart 13, 2026
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Senden de Allah razı olsun Ayşe. Dualarını beklerim.

      Mart 23, 2026
      Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir