Kur’an’da, insanoğlunda Allah (cc)’a ve Rasulü(as)’ne karşı oluşabilecek bazı yanlış tavır ve düşüncelerden bahsedilir. Bunların Kur’an’da bildirilmiş olması bizde de olabileceklerinin bir göstergesidir. Marifet, “Başkasında olabilir ama bende olmaz” demeden, üzerini örtmeden kabul edip ölüm gelmeden önce istiğfar edebilmek, bu halin şifası için Allah (cc)’tan yardım istemektir. Zira Allah(cc) ve Rasulü(sas)’ne karşı sicilimiz ne kadar temiz olursa kainattaki varlıklara karşı sicilimiz de o kadar temiz olur.
Şimdi konuyla ilgili bazı ayet-i kerimelere bakalım inşaAllah. Ayetlerin çoğunda hitabın mü’minlere olduğu hususuna da dikkatinizi çekmek isterim;
1)Allah’a ve Rasulü(sas)’ne ihanet etmiş olmak (Enfal 27,28)
Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hâinlik etmeyin; yoksa bile bile size emânet edilen şeylere de hâinlik etmiş olursunuz. Biliniz ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir ve büyük mükâfat Allah’ın katındadır.
“Allah ve Rasulüne hıyanet etmeyin!” ifadesi ile kastedilenin ne olduğunu merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinden şöyle özetleyebiliriz;
a)İlâhî hükümlere ve Resulün sünnetine saygısızlık ve riayetsizlik etmeyin.
b)Dinde laubali olmayın, dinin emir ve yasaklarına sırf gösteriş olsun diye uymayın. Dini görevlerinizi ciddiyet ve samimiyetle yapın.
c)Ganimetten mal kaçırmak veya düşmana gizli sırlar iletmek gibi davranışlarla ahlâkınızı lekelemeyin.
Bir kere Allah ve Resulü’ne hıyanet etmeye başladınız mı artık kendi aranızda da mala, cana, ırza ve namusa hıyanet etmeye başlarsınız. Hakka, hukuka, vatana ve milli görevlere de hainlik etmeye başlarsınız.
Allah(cc) ve Rasulü(as)’ne hıyanetle kişi artık dünyevi hıyanetlere de kapı açar. Kalpteki iman, Allah(cc) ve Rasulü(as)’ne karşı hürmet, dünyevi hıyanetleri engelleyen en etkili polistir.
2)Allah ve Rasulünü incitenler(eziyet edenler) lanetlenmiştir.
Ahzab 57:Şüphesiz Allah ve Rasûlüne eziyet edenlere, Allah dünya ve ahirette lânet etmiş ve onlara aşağılayıcı bir azap hazırlamıştır.
Allah’a eziyet tabiri mecazidir. Allah hakkında uygun olmayan söz söyleyen veyahut Allah’ın razı olmayacağı fiilleri yapan veya Allah’ın sevdiği kullarına eziyet eden demektir.[1]
Hz. Peygamber (s.a.s)’e eziyet ise, onu rahatsız edip üzen her türlü söz, fiil davranışlardır.[2]
3) Allah(cc) ile, O’nun ayetleri ve Rasulü ile alay etmek (Tevbe 65)
Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile, O’nun âyetleriyle ve O’nun Rasulü ile mi alay ediyordunuz?
Münafıklara ait olan bu haslet maalesef günümüzde müslüman olduğunu söyleyen kişilerde de görünür oldu.
Örnek olarak şunları verebiliriz;
Allah(cc)’ın dininin şiarları olan imamlık, kabe, namaz, tesettür vb. ile ya da dinin gerektirdiği şekilde mahremi olmayan erkeklerle(kadınlarla) tokalaşmayan kişilerle alay etmek,
Sahih olduğu net olanlar başta olmak üzere hadisler hakkında, sukut edemeyip, hikmetini anlamaya çalışmak yerine alay edercesine konuşmak,
Dünyaya sadece maddi gözleriyle bakmaya alışmış insanlar olarak, sevap kazanma yolu olan sünnetlerle(yemek tabağını sıyırmak gibi) dalga geçip, küçümseyerek yerine getirmemek
4) Faiz kullanmak suretiyle Allah(cc) ve Rasulü(sas) ile savaşıyor olmak (Bakara 278,279)
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın. Eğer böyle yapmazsanız, Allah ve Resûlüyle savaşa girdiğinizi bilin. Eğer tövbe edecek olursanız, anaparalarınız sizindir. Böylece siz ne başkalarına haksızlık etmiş olursunuz ne de başkaları size haksızlık etmiş olur.
5) Allah(cc)’ın ve Rasulü(sas)’nün önüne geçmek (Hucurat 1)
Ey iman edenler! Allah’ın ve Rasulü(sas)’nün önüne geçmeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
“Mü’minler, Allah ve Rasûlü’nün emri belli iken, kendiliklerinden hüküm ortaya koymaya, ona uymaya ve başkalarını da ona uydurmaya kalkışmamalarıdır. O halde mü’minlerden kayıtsız şartsız ilâhî emirlere teslim olmaları ve bunlara aykırı davranmaktan sakınmaları istenmektedir.”[3]
“Âyet, Allah’ın kullarına karşı şefkatini de beyan etmektedir. Çünkü tüm günahkârlıklarına rağmen onları mü’minler diye isimlendirmiştir. “Ey isyan edenler!” dememiş “Ey iman edenler!” demiştir. Bu, bir övgü seslenişidir.”[4]
6) Allah (cc)’ın ve Rasulü(sas)’nün verdiği hükümler yerine kendi isteğine göre hareket etmek (Ahzab 36)
Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin erkek ve mümin kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir şekilde sapmış olur.
Tevbe 29.ayette de Allah(cc)’ın ve Rasulü(sas)’nün haram kıldığını haram saymamaktan bahsedilir ki bu, ehli kitaptan Allah’a ve ahiret gününe iman etmemiş olanların özelliği olarak geçer.[5]
7) Allah hakkında kötü zanda bulunmak (Ahzab 10)
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah’a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için “Kalbimizle Kafa Kafaya Verip Ettiğimiz Gıybetler” isimli yazıya bakılabilir.
8)Allah(cc)’ın ve Rasulü(sas)’nün çağrısına uymamak (Enfal 24)
Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.
“Allah ve Rasûlü’nün davet ettiği hususlar, bizi ihyâ edecek, diriltecek ve bize hayat bahşedecek şeylerdir. Bunlar, bizi bitki ve hayvan seviyesinden çıkarıp insanlık seviyesine yükseltecek, bize ebedî saadeti bahşedecek hayatî kâidelerdir. İşte Peygamber insanlığa bu hayat prensiplerini öğretmek için gönderilmiştir.”[6]
Kim yüz çevirirse bilmeli ki Allah Rasulü(sas) onların üzerine bekçi olarak gönderilmemiştir.[7]
Allahım!
Sana ve Rasulüne karşı edeb sınırını aşmaktan bizleri muhafaza eyle! Eğer aştıysak mağfiret eyle! Halimizi düzeltebilmeyi bize kolay eyle!
Edebimizi, sözde bırakmayıp amellerimizde de gösterebilmeyi nasib eyle !
Edeb sınırını bilerek aşanları ıslah eyle! Islah olmayacakların şerrinden de ümmeti himaye eyle.. Amin..
[1] Elmalılı Hamdi Yazır, ilgili ayetin tefsiri
[2] Prof.Dr. Ömer Çelik “Hakkın Daveti Kur’an-ı Kerim Meali ve Tefsiri” ilgili ayetin tefsiri
[3] Prof. Dr. Ömer Çelik “Hakkın Daveti Kur’an-ı Kerim Meali ve Tefsiri” ilgili ayetin tefsiri
[4] İsmail Hakkı Bursevi “Ruhu’l Beyan” ilgili ayetin tefsiri
[5] Nisa 150.ayette de Allah(cc) ve Rasullerinin arasını ayırmaktan bahsedilir ki bu da kafirlerin bir özelliği olarak bildirilir.
[6] Prof. Dr. Ömer Çelik “Hakkın Daveti Kur’an-ı Kerim Meali ve Tefsiri” ilgili ayetin tefsiri
[7] Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.(Nisa 80)
Hepimizin çok ihtiyacı olan bir hatırlatmaydı, Allah tevbelerimizi kabul etsin, müslümanca yaşama gayretimizi artırsın inşallah. Teşekkür ederiz.
Amin..Ben teşekkür ederim Kevser.