(Dini hassasiyete sahip) Müslümanlar olarak en çok arzuladığımız şeylerin başında “Allah’ın rızasını kazanmış olmak” gelir. O kadar ki en ufak bir iyilik karşısında birbirimize ettiğimiz dua “Allah razı olsun” duasıdır. Başka bir deyişle yaptığımız her salih amelde niyetimiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Zira Tevbe 72.ayette Allah rızasının, mü’min erkek ve kadınlara vadedilen cennet ve Firdevs cennetlerindeki temiz meskenlerden daha büyük olduğu bildirilmiştir.
İnsanın aklına “Rızasından kasıt nedir?” diye gelebiliyor. Kısaca ifade edecek olursak “Allah’ın rızasını kazanmak; Allah’ın taktirini kazanmak, Onun tarafından taltif edilmek, övülmek” anlamına gelir.[1]
Hayatımızda büyük yeri olan bu kavramı, oluşan ülfet haliyle birlikte sadece dilde yaşar hale gelebiliyoruz ki buna niyet kayması da diyebiliriz. Yani ülfet haliyle birlikte Allah rızası için yaptığımızı zannettiğimiz amelleri, kalbimizi yokladığımızda aslında farklı niyetlerle yapar halde bulabiliriz kendimizi. Halbuki bizden kabul edilecek olan ameller sadece Allah rızası için yapılacak olan ameller olacaktır.[2]
Konu ile ilgili bazı çarpıcı örnekleri şu hadis-i şerif’te görebiliriz;
“Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenâb-ı Hak:
– Peki, bunlara karşılık ne yaptın? buyurur.
– Şehit düşünceye kadar senin uğrunda cihad ettim, diye cevap verir.
– Yalan söylüyorsun. Sen, “babayiğit adam” desinler diye savaştın, o da denildi, buyurur. Sonra emrolunur da o kişi yüzüstü Cehenneme atılır.
Bu defa ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur‘an okumuş bir kişi huzura getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Ona da:
– Peki, bu nimetlere karşılık ne yaptın? diye sorar.
– İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızân için Kur’an okudum, cevabını verir.
– Yalan söylüyorsun. Sen “âlim” desinler diye ilim öğrendin, “ne güzel okuyor” desinler diye Kur’an okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi, buyurur. Sonra emrolunur o da yüzüstü Cehenneme atılır.
(Daha sonra) Allah’ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allah verdiği nimetleri ona da hatırlatır. Hatırlar ve itiraf eder.
– Peki ya sen bu nimetlere karşılık ne yaptın? buyurur.
– Verilmesini sevdiğin, razı olduğun hiçbir yerden esirgemedim, sadece senin rızânı kazanmak için verdim, harcadım, der.
– Yalan söylüyorsun. Halbuki sen, bütün yaptıklarını “ne cömert adam” desinler diye yaptın. Bu da senin için zaten söylendi, buyurur. Emrolunur bu da yüzüstü Cehenneme atılır.” (Müslim, İmâre 152)
Görüldüğü gibi Allah(cc)’ın değil de kulların taktirini kazanmak için yapılmış, içine gösteriş, kibir ..karışmış amellerimiz kabul edilmeyecektir. Zira bu ameller şirk kokmaktadır.
Dolayısıyla yaptığımız amellerin boşa çıkmaması için en başta sağlam olması gereken şey niyetlerimiz oluyor.
Nihayetinde tek Sübhan (mükemmel) olan Allahu Teala’dır. Yaratılmış insanoğlu olarak bozulan niyetlerimizi acaba nasıl tamir edebiliriz?
1)Öncelikle kayma olup olmadığını netleştirmek için meşhur niyet hadis-i şerifini kullanabiliriz;
“Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.”[3]
Kalbimizi yoklayıp amacımızın Allah ve Rasulüne hicret mi yoksa elde edeceğimiz herhangi bir dünyalığa mı olduğunu görebiliriz. Hatta biraz daha netleştirecek olursak hayalen kendimizi bir yol ayırımında düşünebiliriz. Önümüzdeki iki yoldan biri Allah ve Rasulüne(as), onlar tarafından taktir edilmeye diğeri ise gösteriş yapma, insanların taktirini kazanma, makam elde etme vb. dünyalık beklentilere gidiyordur.
Bu sağlamayla, yaptığımız amelle hicretimizin bir dünyalığa olduğunu fark ettiysek bunu görmezden gelmemeli, istiğfar ile Allah(cc)’a yönelmeliyiz.
2)Niyetimizin dünyalık olmasına sebebiyet veren şeytan vesveselerinden arınmak için düzenli bir şekilde maddi veya manevi sadaka verebiliriz.
3)Dualarımıza, niyetlerimizin düzelmesi için ettiğimiz duaları da ekleyebiliriz.
Özetle, Allah rızası haricinde bozuk niyetlerle amel ettiğimizi fark ettiğimizde görmezden gelmeyip üzerinde durmalı, tamiri için çaba sarfetmeliyiz. Gayret kuldan başarı Allah(cc)’tan..
Niyetimizin Allah rızası olması, taktiri kullardan değil de Allah(cc)’dan beklemek, olabilecek pek çok psikolojik sorunun da önünü keser. Zira psikolojik sorunların çoğunun kökünde insanlardan beklediğimiz ama alamadığımız taktir edilme, sevilme gibi isteklerimiz vardır. Kul asıl taktiri Allah (cc)’dan beklediğinde, insani olarak almak istediği bu karşılıklara ulaşamaması durumunda bu halin etkisinden daha rahat sıyrılır. Kendine dahi zarar veren öfke haline düşme ihtimali azalır.
Niyet konusunda üzerinde durulması gereken bir diğer konu da haram olan şeyleri yaparken niyetimizi temiz tuttuğumuz(!) düşüncesidir.
Haram olan şey adı üstünde haramdır. Haram olan şeyde niyet temizliği diye bir şey söz konusu değildir. Örneğin tesettür farzını yerine getirmekten vazgeçip “Benim niyetim temiz.” demek kendimizi kandırmaktır, kendi nefsimizden yeni bir dini uygulama ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Kur’an ve sünnette böyle bir uygulama yoktur.
Yazıyı şu ayet-i kerime ile bitirmek isterim;
…Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine kullukta hiç kimseyi ortak etmesin. (Kehf 110)
Rabbim cümlemize kolaylıkla Tevhid kokan ameller nasib eylesin..
[1] Allah rızası kavramının özet bir anlatımı için Dr.Adem Ergül hocamızın Tevbe 72.ayetin tefsirini içeren videosu için tıklayınız. (39.20 dak sonra)
[2] “Allah ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan işleri kabul eder.” (Nesâî, Cihâd, 24)
[3] Buhârî, Bed’ü’l-vahy 1, Îmân 41, Nikâh 5, Menâkıbu’l-ensâr 45, İtk 6, Eymân 23, Hiyel 1; Müslim, İmâret 155. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Talâk 11; Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 16; Nesâî, Tahâret 60; Talâk 24, Eymân 19; İbni Mâce, Zühd 26
Kalemine yüreğine sağlık canım arkadaşım ❤️❤️
Senin de inşaAllah Deryacığım.Allah razı olsun.
” .. Haram olan şeyde niyet temizliği diye bir şey yoktur.” Kaleminize sağlık.
Allah razı olsun..