Ezeli Düşmanını Tanımak İsteyenlere Birkaç İpucu Daha

Kur’an’da, Ademoğlunun ezeli düşmanı şeytanın sarfettiği bazı konuşmalar geçer ki bunlar mü’minler olarak onu tanımamızda bize ipucu verecek ifadelerdir. Günümüzde, ezeli düşmanımızı hiç hesaba katmadan, onun sebebiyet verdiği bazı sorunları sadece dünyevi boyutta ele alıp nefsimizden çözümler üretme çabasındayız. Öyle ki “şu anda yaşadığın şey şeytan vesvesesi kaynaklı olabilir.” dediğinizde hiç de ciddiye alınmayabiliyorsunuz. Suçu başkalarında arayarak vakit kaybı yaşanıyor. Halbuki özelliklerini, oyunlarını ve bunlara karşı bize sunulan çözümleri bilsek bazı sorunları anlamlandırabilmek ve çözebilmek daha kolay olacak inşaAllah. 

Daha önce şeytan ile ilgili yazımızda da belirttiğimiz gibi o bizi çok iyi tanıyor. Bizim de ezeli düşmanımızı tanıyabilmemiz için onunla ilgili Kur’an ve Sünnette geçen bilgileri öğrenmemiz ve arada da bu bilgileri tazelememiz gerekir. Zira “insan” kelimesinin köklerinden biri olan “nisyan” kelimesinden de anlayacağımız üzere insanoğlu unutkandır. Dünyada ebedi olmayan ahiret yolcuları olarak dünya, kabir ve ahiret hayatlarımızın selameti için elbette bu hatırlayışlara ihtiyacımız var.

Araf suresinde geçen konuşmalarından “Meğer Şeytan Hiç Değişmemiş!-1” yazısında bahsettiğimiz için onları burada tekrar almayacağım.

Şimdi bakalım şeytan başka neler demiş;

1)(O şeytan) Ki Allah ona la’net etti ve o da, “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım” dedi.

Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları boş kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim: hayvanların kulaklarını yaracaklar; onlara emredeceğim: Allah’ın yaratışını değiştirecekler! Kim Allah’ın yerine şeytanı dost tutarsa, muhakkak ki açık bir ziyana uğramıştır.

Şeytan onlara birtakım vaatlerde bulunur ve onları boş ümitlerle oyalar. Zâten şeytanın onlara olan va‘di, boş bir aldatmadan başka bir şey değildir. (Nisa 118-120)

2) Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterdi de: Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur, şüphesiz ben de sizin yardımcınızım, dedi. Fakat iki ordu birbirini görünce ardına döndü ve: Ben sizden uzağım, ben sizin göremediklerinizi (melekleri) görüyorum, ben Allah’tan korkuyorum; Allah’ın azabı şiddetlidir, dedi. (Enfal 48)

3) Hesaplar görülüp iş bitirilince şeytan şöyle der: “Allah size gerçekleşmesi kesin olan bir va‘atte bulundu; ben de size öylesine va‘atte bulundum fakat sözümde durmadım. Aslında benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm de yoktu. Sadece ben sizi inkâra çağırdım, siz de bana uydunuz. Öyleyse beni kınamayın da kendinizi kınayın. Bugün ne ben sizin feryadınıza yetişebilirim ne de siz benim feryadıma yetişebilirsiniz. Dünyada iken beni Allah’a ortak tanımış olmanızı da reddediyorum. Elbette zâlimlere can yakıcı bir azap vardır.” (İbrahim 22)

4) İblîs dedi ki: “Senin izzetine yemin olsun ki, ihlasa erdirdiğin kulların hariç onların hepsini kesinlikle azdıracağım.” (Sad 82,83)

5) Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der. (Haşr 16)

Bu ayetlerde şeytan ile ilgili şu hususlar dikkat çekici; 

-Kendisinden üstün kılınan insanın ayağını kaydırmak için bin bir türlü tuzak kurma çabası,

-Söz verip(vaad edip) umutlandırdıktan sonra yüzüstü bırakması,

-Allah’tan korktuğunu söylemesi,

-Allah(cc)’ın izzeti üzerine yemin etmesi (Allah’ın izzetini kabul ediyor olması), 

-Yaptığı hatayı o büyük günde itiraf ediyor olması.

Her kulun bir başka kulla karşılıklı üstün veya zayıf olduğu yönleri vardır. Allah(cc)’ın çeşitli açılardan bizden üstün kıldığı kişiler için kuyu kazma, onların kötülüğünü isteme halindeysek,

Allah(cc) var deyip hiç rahatsız olmadan yokmuş gibi yaşıyorsak diğer bir tabirle bir şeyin haram olduğunu bildiğimiz halde (şeytanın süslemesiyle) normalmiş gibi yapıyor ve tevbe istiğfar etmeye de gerek duymuyorsak,

Birilerine söz verip (vaad edip) umutlandırdıktan sonra onları yüzüstü bırakıyorsak,

Dilde olan doğruları fiiliyata geçirme çabasında değilsek,

“İzzet sahibi yalnızca Allah(cc) dır.” deyip izzeti kendi nefsimizde veya başkalarının yanında arıyorsak (Diğer bir tabirle kendimizi veya kulları değer biçme makamı olarak görüyorsak)

Dünya dertlerine dalıp ahiret hesabını dert edinmekten büyük oranda sıyrılarak tevbe-istiğfarı unutup hatalarımızı itirafı kıyamet gününe bırakıyorsak(!),

DİKKAT!

Ezeli düşmanımıza benzeyen özelliklerimiz var ya da onun süslemelerine kanmış bir şekilde yaşıyoruz demektir!

Kur’an’daki şeytana dair ayetleri (İsrailoğullarına dair olan ayetlerde olduğu gibi) ona benzememek ve onun isteğinin aksine hareket etmek niyetiyle okumak gerekir. Özellikle bu tarz ayetleri üzerimize alarak okumak gerçek kulluğa bir adım daha yaklaşmamıza yardımcı olacaktır. Bunu yapmadığımız taktirde şeytanı (veya Yahudileri) dilimiz ile lanetlemekten öteye gitmemiz elbette zorlaşır.

Ezeli düşmanımızı dost edinmekten, ona benzemekten, onun süslemeleriyle günahlarımızı itirafı ahirete bırakmaktan(!) Rabbim cümlemizi muhafaza eylesin..

Gönül aynamızı, şeytan ve yahudi özellikleriyle karartmak yerine Kur’an ve Sünnet ahlakıyla( tevbe-istiğfarlarımızla, sadakalarımızla…) cilalayabilmek cümlemize kolay olsun.. Amin.

6 Yorum

  1. Hafize İpekli Göktaş demiş ki:

    Teşekkürler.
    Güncelliği Daima Canlı Tutulacak Konu
    İstifade Ettim

    Ağustos 10, 2025
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Ben teşekkür ederim kıymetli hocam.
      Gerçekten hayatımızda güncelliğini hiç yitirmemesi gereken bir konu.
      Dini hassasiyete sahip insanlar olarak dahi ezeli düşman şeytan ve oyunlarını, bu oyunlara dinimizde sunulan çözümleri(haşa) basit görüp sadece nefsimizden ürettiğimiz çözümlere yönelebiliyoruz.

      Ağustos 12, 2025
      Yanıtla
      • Rabia yücel demiş ki:

        Gercekten sunnetlerin hepsi cok guzel ve bize faydalı inşaallah uygulayinca bizi korumaya kalkan oluyor , ah bi rutine oturtabilsem birde “Hayvanlarin kulaklarını yaracaklar.” İlk defa duydum bu ne manaya geliyor acaba hocam?

        Eylül 3, 2025
        Yanıtla
        • admin demiş ki:

          Rabbim cümlemize Kur’an ve onun açıklayıcısı sünnet-i seniyye ile diriliş nasib eylesin Rabia.

          Tefsirlerde “Hayvanların kulaklarını yaracaklar.” ifadesi için genellikle cahiliye döneminde putlara adanan kurbanların kulaklarını yarma gibi yapılan işlemlerin kastedildiğinden bahsedilir.Bütün hurafelerin de kastedildiği söylenir.

          Eylül 5, 2025
          Yanıtla
  2. Emine çolak demiş ki:

    Hocam ellerinize yüreğinize sağlık böylesi önemli bir konuya değindiğiniz için aslında şeytanı ismen tanıdıgımız şu zamanda ihtiyacımız olan bir uyarı oldu

    Ekim 12, 2025
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Gerçekten çoğumuz şeytanı ismen tanıyıp bırakıyoruz Emine hocam. Bu da ondan üstün olmamıza rağmen zayıf konuma düşmemize neden oluyor.
      Sizlerin de ellerine yüreğine sağlık olsun..
      Rabbim razı olsun.

      Ekim 14, 2025
      Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir