Meğer Şeytan Hiç Değişmemiş!-2

Bu yazımızda şeytanın silahlarını, tuzaklarını ..ayet ve hadisler ışığında görmeye devam edeceğiz.

Yalnız şimdiden uyarmak isterim maddeleri okurken içinizden “bunlar ne kadar basit şeyler.” diye düşünmeye başlarsanız anlayınki şeytan,  tuzaklarını küçük, basit görmeniz için vesvese vermeye başlamıştır 🙂

Okurken ,basit görünen bu hususların hayatımızda ne büyük sıkıntılara sebebiyet verdiğini tefekkür etmek, aslında hiç de basit olmadıklarını görmemizi sağlar inşaAllah.

1)Allah’ı anmaktan ve içinde, hiç hoşlanmadığı “secde et” emrine itaat olan namazdan alıkoymak ister. Bunun için farklı farklı yöntemler kullanır. Bunlardan ikisi içki ve kumardır. (Maide 91)

2)Rasulullah (s.a.s), şeytanın üzerine oturacağını söylediği (Araf 16) dosdoğru yol üzerindedir. (Zuhruf 43)

Namaz ile birlikte, Allah(cc)’ı günlük hayatın koşturmacası içinde anmamızı sağlayan ,doğru yol üzerindeki Rasululla(s.a.s)’ın sünnet-i seniyyesinden de hoşlanmaz ve bu konuda da vesveseler verir.( Sahih olduğu işin ehli olan alimler tarafından ortaya konulmuş hadisler hakkında dahi “nereden biliyorsun sahih olduğunu?”, “Nasıl olsa sünnet yapmaya gerek yok..vb düşünceler, söylemler gibi)

3)Hadis-i şeriflerde, günlük yaşamımıza dair şeytana karşı almamız gereken önlemlerde besmele çok sık geçer. (Yemek öncesi, unutunca arasında besmele, giysileri çıkarırken besmele, eve girerken, evin kapısını kapatırken vb.)

Allah’ın rahmetinden ümit kesen şeytan, Allah’ın rahman ve rahim olduğunu hatırlatan “ besmeleden ” hoşlanmaz.

4)Kendisine uyan azgınlar hariç, Allah’ın kulları üzerinde hiçbir gücü yoktur. (Hicr 42)

Kur’an okumaya euzu ile başlanmalıdır. İman edip, Rablerine tevekkül edenlere onun gücü yoktur. Dolayısıyla kulu tevekkülsüz hale getirmeye çalışır. (Nahl Suresi 98 – 100)

5) Şeytanın bir kötülüğe sevketme vesvesesi karşısında, hemen, onun da sahibi olan Allah(cc)’a sığınılmalıdır.(Fussilet 36)

Anlaşılan o ki euzü besmeleden de hoşlanmıyor.

6)Haramı, günahı süsleyip normalmiş, basitmiş gibi gösterme ve bu şekilde tevbeyi engelleme tuzağı vardır.(Enam 43, Nahl 63, Enfal 48)

Şeytanın bu normalleştirme faaliyetlerine şunları örnek verebiliriz;

  • Haram olan şeylerin (alkol tüketme, flört, gıybet, su-i zan vb.) yapılmasının  normal karşılanması, 
  • Yerine getirilmesi gereken farzları(namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, kadın veya erkek tesettüre riayet etmek,..vb) yapmamayı basit görmek 

Bu duruma gelmiş bir müslüman elbette tevbe etme ihtiyacı duymayacaktır.

7) Eşler arasını bozmak için vesvese verir.[1] Bu konuda Bakara suresi 102. Ayetin tefsirine de bakılabilir.

8) “Nasıl olsa Allah affeder vb.” şekilde Allah’ın rahmeti ile ilgili verdiği vesveselerle de kulun günaha girişini kolaylaştırmaya çalışır. (Fatır 5)

9)Hilesi zayıftır. (Nisa 76)  Güçlü olduğu vesvesesine kanmamalıdır. 

10)İnsanı fakirlikle korkutup zekat, sadaka vermesine engel olmaya çalışır. 

(Bakara Suresi 268.ayet)

11) Savurganlık telkin eder. (İsra Suresi 26, 27)

12)Çirkin söz ile insanlar arası tartışmaya sebebiyet verir. Güzel söz ile onun bu fitnesine fırsat verilmemelidir. (İsra Suresi 53)

13) İlgili hadislerden  anlaşılıyor ki kulu öfkelendirmek için de vesvese verir.

Öfke ile ilgili, yerine göre Efendimiz(sas)’in şu tavsiyeleri bulunmaktadır; Euzu besmele çekmek, kalkıp abdest almak, pozisyon değiştirmek, susmak.

14) Gizli konuşma(fiskos) şeytandandır. (Mücadele Suresi 10)

Vesvese konusunu başka bir yazıda ele alacağız inşaAllah.

Şimdilik  bu yazıyı, özellikle gençlerin çok sık sorduğu “ vesveseler için ne yapabilirim?” sorusuna binaen, birkaç hususu özetle yazarak bitirelim;

-İnsanın, ondan üstün yaratıldığını unutmamak

-Namazlarımıza hassasiyet göstermek

-Helal lokma hassasiyeti göstermek

-Yaptığımız hataları küçümsemeden tevbe- istiğfar edip yolumuza devam edebilmeyi, hayatımızın merkezine oturtmaya çalışmak

-Sünnetlere riayete dikkat etmek (özellikle besmele, beden ve yaşam alanlarının temizliği ve uyku ile ilgili olanlara)

-Az miktarda da olsa sadaka vermeyi alışkanlık haline getirmek

-Haram ortamlarda bulunmamak


[1] “İblîs tahtını suyun üzerine kurar, orayı merkez edinir. Sonra askerlerini dünyanın her tarafına salar. Ona en yakın ve en sevimli asker, en büyük fitneyi koparandır. Askerlerinden biri gelip:

«–Bugün ben şöyle şöyle yaptım!» der. İblîs:

«–Hiç bir şey yapmamışsın!» karşılığını verir. Bir diğeri gelir:

«–Ben birinin yakasına yapıştım ve hanımıyla arasını açıncaya kadar peşini bırakmadım» der. Bunun üzerine İblîs onu kendine yaklaştırır, kucaklayıp boynuna sarılır ve:

«–Sen ne iyisin, ne güzelsin!» der.”  (Müslim, Münafıkîn 67)

4 Yorum

  1. Derya Uzuner demiş ki:

    Kalemine yüreğine sağlık Gülsercim. Rabbim başarılarını daim etsin

    Ekim 5, 2024
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Allah razı olsun Deryacığım.

      Ekim 7, 2024
      Yanıtla
  2. Betül Yılmaz demiş ki:

    Günümüzün manevi olarak yoğun kirlenmiş dünyasında bir Müslüman kendini nasıl korumalı,nelere dikkat etmeli sorusuna güzel bir cevap olmuş.Kaleminize sağlık.

    Ekim 6, 2024
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Elhamdülillah..Allah razı olsun.

      Ekim 7, 2024
      Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir