Müslüman Ailede Kadının, Nâşiz Erkekle İmtahanı!

“Erkeklerin kadınlar üzerinde yönetici olmaları meselesi” ve Müslüman Ailede Gavvam Erkeğin Naşize Kadınla İmtahanı (!)” yazılarının devamı olan bu yazıda da erkeğin nuşuz halini ele alacağız inşaAllah.

Erkeğin nuşuzu halinde ne olur?” sorusunun cevabı Nisa 128.ayette geçer;

Eğer bir kadın kocasının nuşuzundan ve büsbütün kendisinden yüz çevirip uzaklaşmasından korkarsa, o takdirde anlaşarak aralarını düzeltmelerinde ikisine de bir günah yoktur. Karşılıklı anlaşmak, elbette en iyi yoldur. Şu bir gerçek ki nefisler, kıskançlığa, bencil tutkulara hazır (meyilli) kılınmıştır. Eğer (eşlerinize) güzel davranır ve (onlara haksızlık etmekten) sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptığınız her şeyden haberdârdır.

“Kocadan kaynaklı nüşûz durumunda, sorunun giderilmesi bazen eşler arasında bazen de mahkeme kanalıyla mümkün olur. Kocanın karısını boşamak istemesi (talâk) ve kocanın kadından yüz çevirmesi (i‘râz) şeklindeki nüşûzlar, suç niteliği taşımayan ve yaptırım gerektirmeyen nüşûzlar olduğu için sorunun çözüm merci eşlerdir. Eğer kadın boşanmak istemezse, bazı haklarından (mehir vb) feragat ederek kocasını boşamaktan vazgeçmeye ikna edebilir. 

Kocadan kaynaklı nüşûz, kötü muamele ve şiddet gibi suç niteliği taşıyan ve yaptırım gerektiren bir davranış ise çözüm eşleri aşan bir durum olduğu için kocayı tedip konusunda yetki, kamu otoritesi adına hâkime aittir.  Hâkim  öncelikle  kocayı  uyarmakla  ve  nasihat  etmekle  yetinir.  Koca, nüşûz olan davranışı yapmakta ısrar edecek olursa, hâkim kocanın suçuna uygun bir ta‘zîr cezası ile kocayı cezalandırır. Fiziksel olan bu müeyyide de kocanın ıslahında sonuç vermeyecek olursa son çare eşlerin ayrılmasıdır.”[1]

Konuya örnek teşkil etmesi açısından Aslı Sancar’ın “Osmanlı Kadını” isimli eserinden bir bölümü buraya almak isterim;

“.. Bir başka tarihçinin 17. ve 18.yy. daki Osmanlı kadı sicilleri üstünde yaptığı bir çalışmaya göre kadınlarla erkeklerin karşı karşıya geldiği davaların % 77 sini  kadınlar kazanmışlardır. Yapılan araştırmalar ışığında, Osmanlı kadınlarının haklarını etkin biçimde aramasına mahkemelerin de destek olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.” (s.141)

“.. Kadınların kocalarını darb etmek gibi bir hakkı olmasa da kendilerine karşı fiziksel şiddet sözkonusu olduğu zaman kadıya şikayette bulunarak kocalarını hapse attırabilir, hatta dövdürebilirlerdi. Tabi bunlar her davanın kendine has şartlarına göre değişirdi..”  (s.157)

“İslâm’a  göre,  nüşûz  durumunda  başvurulacak  en  son  çare  talâktır(boşamadır.) Çünkü  eşlerin  yaşanan  ilk geçimsizlik  durumunda  farklı  çözüm  yollarına başvurmadan hemen ayrılığa yönelmeleri, toplumun yapı taşı olan aile kurumunu değersizleştirir. Elbette talâkın(boşamanın) aile kurumuna yönelttiği ciddi tehdidin vahametini fark edemeyenler, İslâm dininin nüşûz durumunda eşlere ilişkin getirdiği bu yaptırımları ağır bulacaktır. Oysa bir yuva için asıl ağır olan durum, hatalı eşin tedip edilmesi değil karı kocanın ayrılmasıdır. Sağlıklı  toplum için  tehlikeli olan  ise  bu  ayrılıkların  yaygınlaşmasıdır. İslâm, kadın ve erkekten kaynaklanan nüşûzun derecesine uygun olarak sulhtan(barıştan) icbara(zorlamaya) doğru ağırlaşan farklı düzenlemeler getirerek sağlıklı toplumun temeli olan yuva bütünlüğünü korumayı gaye edinmiştir.”[2]

Allah(cc)’ı (haşa) devre dışı bırakarak herşeyi kendi irademizle halledebileceğimizi zannetmek ruhu daraltır. Kalplerin, o kalplerin emanet edildiği kişilerin sahibi de O..

Kalpleri birbirine ısındıracak olan da, aile bütünlüğünü koruyacak olan da O..

İnsanı yaratan, fıtratını ondan daha iyi bilen Allah(cc)’a karşı, su-i zanlarımızı bırakıp, hüsnü zan üzere Kur’an’ın hükümlerini anlama çabasında olabilmek cümlemize nasib olsun…

Rabbim, iman eden bütün erkek ve kadınları, derdi Allah rızası olan gavvam ve saliha kullarından eylesin, naşiz ve naşize olmaktan muhafaza eylesin.. Amin.


[1] Doç.Dr. Fatih Orhan;  “İslam Aile Hukukunda Kocanın Nuşuzu” makalesinden

[2] Doç.Dr. Fatih Orhan;  “İslam Aile Hukukunda Kocanın Nuşuzu” makalesinden

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir