Müslüman Ailelerinde Neler Oluyor?

Hakkında ayet ve hadislerde pek çok hükmün bildirildiği aile kurumu , şeytanın hiç de sevmediği bozmak için uğraştığı bir kurumdur. 

Bakara 102. ayette, Harut ve Marut ismindeki iki melekten öğrendiklerini kötü amaçlı, özelliklede “eşlerin arasını bozmak için” kullananlardan bahsedilmiş olması bunun göstergelerinden biridir. Ayrıca konu ile ilgili şu hadis-i şerif de en belirgin göstergelerden biridir;

“İblîs tahtını suyun üzerine kurar, orayı merkez edinir. Sonra askerlerini dünyanın her tarafına salar. Ona en yakın ve en sevimli asker, en büyük fitneyi koparandır. Askerlerinden biri gelip:

«–Bugün ben şöyle şöyle yaptım!» der. İblîs:

«–Hiç bir şey yapmamışsın!» karşılığını verir. Bir diğeri gelir:

«–Ben birinin yakasına yapıştım ve hanımıyla arasını açıncaya kadar peşini bırakmadım» der. Bunun üzerine İblîs onu kendine yaklaştırır, kucaklayıp boynuna sarılır ve:

«–Sen ne iyisin, ne güzelsin!» der.”                      (Müslim, Münafıkîn 67)

Görüldüğü gibi şeytanının en büyük gayelerinden biri de toplumun temelini oluşturan aile müessesesinin bozulmasıdır.

Haram, günah olan her türlü şey şeytan ve kabilesini çeker.( Şuara Suresi 221,222

Bu yazıda, günümüz müslüman aileleri içerisinde şeytan vesveselerine de kapı açarak bozulmalara, sıkıntılara sebebiyet veren bazı haram davranışlar üzerinde maddeler halinde duracağız.

İnsanoğlu genellikle kendi kusurunu görüp bunları düzeltmek yerine başkasının kusurunu görüp düzeltme çabası içerisine girer. İnşaAllah bu yazıda önce kendi nefsimize seslenmek nasib olsun.

1)Aile içinde fertlerin birbirlerine karşı ses yükseltmeleri 

Ses yükseltmenin yasaklandığı Lokman 19.ayet ile ilgili Kurtubi şu açıklamayı yapar;

“Burada, eşek, ileri derecede yermek ve hakaret maksadı ile kullanılan bir örnektir. Onun anırması da bu şekildedir. Sadece ismini anmayı bile Araplar çok çirkin gördüklerinden dolayı, ondan kinaye yoluyla sözederler ve açıktan açığa ismini zikretmekten hoşlanmazlardı. Mesela, “uzun kulaklı” derlerdi. 

Bu âyet-i kerîme ile yüce Allah, insanları küçümseyerek yüzlerine karşı bağırmayı terketmek yahut ta yüksek sesle bağırmayı büsbütün terketmek edebini öğretmektedir. Araplar yüksek sesle bağırmakla ve benzeri hususlarla iftihar eder, öğünürlerdi. Onlara göre en güçlü sesi en yüksek olan kimse idi. Sesi en kısık ve alçak kimse de en zelil idi.

Yüce Allah bu cahilî ahlâkı: “Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir” sözleri ile yasaklamış olmaktadır. Yani eğer sesi dolayısıyla bir kimseden korkulması gerekseydi, eşekten korkmak gerekirdi. Böylelikle sesini yükselten kimse ile eşeğin aynı seviyede olduğunu belirtmektedir.”

2) Alay etmek, kötü lakap takmak (Hucurat 11)

Günümüzde insan ilişkilerinde normalmiş gibi davranılan ancak aslında insan(özellikle de çocuk) psikolojisine zarar veren konulardan biri de “şaka” adı altında yapılan “alay etme, lakap takma husususudur. Yaptığım araştırmalar esnasında “alaycı ebeveyn” tabiriyle ve bunların çocuklar üzerinde sebebiyet verdiği “öfke, değersizlik hissi..vb” sorunları okuyunca çok şaşırdım. Kullarını en ince ayrıntısı ile tanıyan Allah(cc)’ın, basit gibi görünen böyle bir konuda dahi ayet indirmiş olmasının hikmeti bu tarz bilgilerle ortaya çıkıyor.

3)Birbiri hakkında kötü zanda(su-i zan) bulunmak (Hucurat 12)

Gazzâlî’ye göre su-i zan, kalp ile  gıybettir ve bu dil ile yapılan gıybetten farksızdır; kötü söz gibi kötü zan da haramdır.”[1]

Aile fertlerinin, “ beni sinirlendirmek için yapıyor, eminim benim aradığımı gördüğü halde telefonu açmıyordur.” vb. düşünce şekilleriyle, birbirlerinin çeşitli davranışları altında kötü niyet aramaları(niyet okuyuculuğu yapmaları)nı aile içi su-i zanna örnek verebiliriz. 

4)Eşlerin( veya diğer aile fertlerinin) birbirlerinin gıybetini etmeleri (Hucurat 12)

Gıybet denilince aklımıza genelde sadece aile dışı insanlar ile ilgili gıybet gelir. Halbuki aile içinde de gıybet belası söz konusu olabilmektedir.Yaşanılan bir soruna çözüm aramak amacıyla değil de “içimi boşaltayım vb.” mantıkla aile fertlerinin birbirlerinin ayıplarını, kusurlarını anlatmaları, gıybetlerini etmeleri de haramdır.

5)Namaz kılmıyor olmak, verilmesi gereken zekatın verilmemesi vb. günahların hafife alınması

6)Kürtaj, çocuklar için ya da farklı konularda adanan adakların yerine getirilmemesi vb. günahların da hafife alınması 

7) Aile fertleri olarak  birbirimize karşı işlediğimiz hatalar için tevbe- istiğfar etme gereği duymamamız

Günümüzde maalesef çoğumuz aile içinde yapılan hatalar normal, basit şeylermiş gibi davranır ve bunlar için tevbe etme gereği hissetmeyiz .Acaba bunun nedeni, şeytanın yapılan hataları normalmiş gibi gösterme  tuzağı olabilir mi ne dersiniz?

Bu arada evlilik öncesi işlenen flört vb. hatalar için de tevbe etmek gerektiğini yazmadan geçemeyeceğim.

8)Helal ve dayyib lokma hassasiyeti olmaması

Hz.Adem(as) ve İblis olayının anlatıldığı ayetlerden yola çıkarak, haram lokmanın insanda edeb duygusunun kalkmasına sebebiyet verdiği yorumunun yapıldığından bahsetmiştik. ( Meğer şeytan hiç değişmemiş-1 yazısı 15.madde)

Günümüzde en çok şikayet edilen hususlardan biri olan, toplumda özellikle de çocuklarda ve gençlerde edeb duygusunun azalmasının nedenlerinden biri de bu olabilir mi diye düşünüyor insan.

9)Anne babalar olarak evlatlarımızı Kur’an ve sünnete değilde kendi nefislerimize göre yetiştirmeye çalışmamız (Araf 188-190)

Çocuklar, doğuncaya kadar nasıl Allah(cc)’ın kuluysa, doğduktan sonra da Allah(cc)’ın kuludur. Dolayısıyla anne karnına düşüşünden, dünyaya gelip büyütülmesi, yetiştirilmesi aşamalarında da Kur’an ve sünnet hassasiyetine sahip olmamız gerekir. Aksi taktirde, şeytanın kendisine ortak olduğu (İsra 64) bir neslin ortaya çıkışı sözkonusu olur.

10) Öfke problemi

Aile içinde, şiddete kadar varan sorunlara sebebiyet verebilen, Efendimiz(as)’in, şeytandandır buyurduğu “öfke” diye bir problemimiz varsa,  hadislerde geçen çözümleri de kullanarak bahane uydurmadan bu halden kurtulmak için çaba sarfetmeliyiz .

Aile içi iletişimsizlik, kavga vb durumlara sebep olan bu ve benzeri olumsuz haller elbette en çok ezeli düşmanımız şeytanın işine yarar. Günümüzde pek çok konuda olduğu gibi, yaşanan ailevi sorunlar için de sadece görünen maddi boyuttaki sebepler üzerinde durulup, olabilecek manevi sebepler gözardı edilebiliyor. (ilgili yazı için tıklayınız ) Tevbe-istiğfar ve sadaka başta olmak üzere sorunların çözümüne maneviyatımızı da katmamız cümlemize kolay olsun…

Rabbim, iradelerimizi şeytana malzeme olacak davranışlar yönünde değil de, özellikle aile içinde sekine ,muhabbet ve merhamete (Rum 21) vesile olacak davranışlar yönünde kullanabilmeyi nasib eylesin..


[1]TDV İslam Ansiklopedisi “Zan” maddesi

6 Yorum

  1. Hafize İpekli Göktaş demiş ki:

    Konu Seçimleri Çok Başarılı …
    Ayet Ve Hadis-i Şeriflerle Açıklamalar Konuların Pekişmesini Tamamlıyor

    Başarıların Devamını Diliyorum…

    Aralık 7, 2024
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Kıymetli hocam Allah razı olsun.Dualarınızı eksik etmeyin inşaAllah

      Aralık 10, 2024
      Yanıtla
  2. Nurettin sarı demiş ki:

    Emek verilerek zaman harcanarak kaleme alınmış çok faydalı bulduğum bir yazı olmuş. Emeğine sağlık kızım .Şeytandan bahsederken “ Şeyatınil insi Ve’l cinni” diye geçen Kur’ani ifadeyi de önemsemek gerekir diye düşünüyorum.Zira cinni şeytanların vazifelerinin aynını insi şeytanlar da ifa etmektedir.Perde önünde insi şeytanlar var, arkalarında da cinni şeytanlar.Bunların şerrinden ancak ihlasla Kur’an-ı Azımüş’şana tabi olarak halas bulabiliriz.”..Helekennas illel alimun, ve helekel alimun illlel amilın… ila ahiri’l hadis.. çok şumullü bir kurtuluş reçetesidir inancındayım.Selam, muhabbet ve dualarımla.Nurettin Sarı

    Aralık 8, 2024
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Kıymetli büyüğüm sizden yorum almış olmak beni çok mutlu etti.
      Vesilenizle eksik kalan kısım da tamamlanmış olsun inşaAllah.
      Allah razı olsun.

      Aralık 10, 2024
      Yanıtla
  3. Ahmet demiş ki:

    Kitabınızı okudum her ailede okunması gereken ve tavsiye edilmeli,
    Tebrik ediyor başarılar diliyorum.

    Aralık 9, 2024
    Yanıtla
    • admin demiş ki:

      Allah razı olsun.Çok teşekkür ederim. Rabbim cümlemizi hayırlara vesile eylesin.

      Aralık 10, 2024
      Yanıtla

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir